Pek saklı mabet
Pek saklı mabetPek saklı mabetPek saklı mabetPek saklı mabet

Pek saklı mabet

Ömer Seyfettin’in süper bir hikâyesi vardır: “Gizli Mabed”. Sanırım bir an önce 10 yaşlarında okumuştum. Ardından garip bir sadakatle her 10 senede bir bir daha okuduğumu anımsıyorum. Seyfettin “Azgın bir şark tutkunu neler hayal eder”bunu hikâyeleştiriyor.
Şark tutkunu, ev sahibini kafasındaki resme oturtarak hırpalamaktadır: Ev sahibi ve onun gibiler, yaşadıkları Doğu’yu tanımamaktadırlar. Tabiki ellerinde olanın kıymetinden de bihaberdirler. Öyküdeki ev sahibi, Frenk misafirinin belli bir süre burnu sürtsün arzu eder. Aklı başına gelsin diye İstanbul Fatih’e yollanırlar. Yürüyerek… Adamı yıkılmaya ramak kalmış evlerden mürekkep bir sokağa götürür. Olanlar olabilir, sonrası bugünü buluşurlar. Oysaki misafirimiz neler neler yaşamıştır: Olağanüstü mümbit bir hayal dünyası konuşur da konuşur…

Hele bir “sandık odası”vardır ki… Okuması ve afaki cihana ölçüt. Ricacıyım: Lütfen Ömer Seyfettin’i okuyunuz. Bir Sürü güleceksiniz. Şayet içiniz acıyacak. Nereden çıktı durup dururken? Anlatmalıyım.İstanbul’daki bir toplantıya dahil olan “mühim kani önderi” şu şekilde buyurmuş:
“Türk mutfağı bir sürü çok mühim. Sakın ha değiştirmeyin. Meydana Geldiği benzeri muhafaza edin.”Mealen naklettim. İspanyolcası tam bu kelimelerle olmayabilir. Yeniden de doğrulattım, mana tutuyor. Maria Canabal bunun benzeri demiş. Hatta basınımız ve dahi yazarlarımız bu mukaddes beyana bayıldılar.

Etiketler :
/sohbet

Yorum yaz


Copyright * 2012 | Sohbet, Chat, Platformu | Tasarim : Sohbet Sitemap
konya escort sivas escort izmir escort izmit escort eskisehir escort ankara escort adana escort gaziantep escort kayseri escort