ÇOCUKLARIN ANILARI DAIMA AYNI
ÇOCUKLARIN ANILARI DAIMA AYNIÇOCUKLARIN ANILARI DAIMA AYNIÇOCUKLARIN ANILARI DAIMA AYNIÇOCUKLARIN ANILARI DAIMA AYNI

ÇOCUKLARIN ANILARI DAIMA AYNI

Babam üniversiteden çıkarılıyor, annem iki çocukla bedava kalıyor. Kürsü dostu Aydın Aybay, etraftan ücret toplayıp anneme getiriyor.
Ama, Nazlıcan’a “Ya baban, ya okul” diyen Avusturya Lisesi o civarı haşin değil o günlerde. Haşin ne kelime! Ne Türlü sevecen, ne türlü şefkatli. Faşizme karşın sol yardımlaşma ruhu mu desem bilmiyorum. Okul taksidim erteleniyor.
Sonra Harbiye Orduevi’ndeki tecrit hücresi. Babam, Şiar Yalçın ile beraber o hücreye konuluyor. Okuldan çıkıp her günkü benzeri 50 Numara’ya biniyorum: Levent-Tünel. Hücre ziyareti günleri Harbiye’de iniyorum.

Sevecen bir komutan, bana hücreyi gösteriyor. Orada görüşler açık. Amcam Londra’dan mektup yazıyor. “Babanla gurur duymalısın”diyor. Ardından o da, 12 Eylül’de Sulh Derneği Davası’ndan yatıyor. Sağmalcılar’da. Benzer ailede deja vu. Bu kez amcam hapiste, kuzinim Avusturya Lisesi’nde.
12 Mart, 12 Eylül ve o darbeler tekrar olmasın diye yaşadığımız hüküm zamanı. 12 Mart çocuğu olarak soruyorum: Ne Sebeple değişmiyor Türkiye? Ne Sebeple çocuklar halen daima benzer anılara sahip oluyor?

Etiketler :
/sohbet

Yorum yaz


Copyright * 2012 | Sohbet, Chat, Platformu | Tasarim : Sohbet Sitemap
konya escort antalya escort bayan adana escort denizli escort afyon escort ankara escort bayan bursa escort bayan hatay escort bayan ankara escort bayan izmit escort bayan izmir escort bayan bodrum escort bayan kayseri escort bayan bursa escort bayan gaziantep escort bayan antalya escort bayan